Sondakika haberlerinin cep telefonunuza bildirim olarak gelmesini ister misiniz?

:

:

:

Bir Arkadaşımın Başına Gelenler-Trajikomik!

17 Nisan 2015 Cuma 22:39
Ali Salgıt
Tabiri caiz ise ‘İsmi lazım değil’ bir arkadaşımın başına gelen trajikomik (Sözlük Anlamı: Hem trajik hem de komik olmayı bünyesinde barındıran) olaydan kısaca bahsetmek istiyorum.
 
Bir yakını vefat eden arkadaşımız, son görevini yapmak üzere şehir mezarlığına gider.
 
Yan yana açılmış olan iki mezardan birine, yakınını için kuran okunarak defin işlemi başlamıştır.
 
Diğer mezar, muhtemelen daha sonra defin olacak rahmetli için hazırlanmış.
 
Bir gün öncesinden şiddetli yağmur yağdığından toprak olan bölümler ekseriyette çamur ve kaygandır.
 
İki mezar arasında bekleyen ve arkasından destek veren cemaat ile sağlam duran arkadaşımız, arkasındakilerin çekildiğinin farkına varmaz ve iki mezar arası mesafe çok az olduğundan istem dışı bir ayağı çamurdan kayar ve boş mezara boylu boyunca düşer.
 
Üzüntü, mahcubiyet, fiziksel acı, şaşkınlık, v.s. bunların arasında kalmışken, (düşmesi ve çıkarılması) 5-6 saniye içerisinde yardımlarla dışarı, yukarı çekilir.
 
Allah’ın hikmeti işte…
 
Düne kadar sosyal paylaşım sitesindeki boş mezara düşen adamı izlerken gülüyordu, şimdi belki de milyonda bir kişinin başına gelebilecek olay kendi başına geldi.
 
Arkadaşları ve akrabaları arasında ufak tefek duyulmaya başlanınca da, kendisine, şakalı ve kinayeli dokunmalar başlar.
 
 ‘Bir ayağın çukurda’ , ‘Boş mezar gördün atladın hemen’, ‘Neler Hissettin?’ ,’Ne gördün?’ , ’Bunlar sana işaret’ v.s.
 
Kendi ile barışık olan arkadaşımız olayı duyanlara ve soranlara, elbette hikâyesini gülerek anlatır.
 
Ne olacak canım, bir yazıvereyim de duymayan kalmasın başıma gelenleri dedim…
 
Ha bu arada, hikâyemin sonunda, yukarı çağırıp bana ‘Gel Gel’ diyen beyazlar içerisindeki sakallı dede, ‘Sen şimdi geri git, bana liste yap gönder dedi’ dediğimden beri herkes bana daha iyi davranıyor! (Cemal Dolaşmaz hariç. O, beni liste başı yap diyor! Tövbe tövbe, Allah geçinden versin…)
 
Yaşamın kıymetini bilmek gerekir, öyle değil mi güzel İnsanlar?
 
Ataol Behramoğlu’nun çok sevdiğim bir şiirinin son dörtlüğü yaşamımızın anlamını özetliyor aslında;
 
Yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var:
 
Yaşadın mı büyük yaşayacaksın, ırmaklara, göğe, bütün evrene karışırcasına
 
Çünkü ömür dediğimiz şey, hayata sunulmuş bir armağandır
 
Ve hayat, sunulmuş bir armağandır insana…
 
Saygılarımla.
Bu yazı toplam 213 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın diğer makaleleri
  • Lütfi Elvan Tarsus'u Önemsiyor24 Ağustos 2017 Perşembe 13:20
  • Yardımsever Milletiz Evelallah15 Haziran 2017 Perşembe 17:02
  • Hayaller Gerçek Olacak22 Ağustos 2016 Pazartesi 23:23
  • İn Cin11 Temmuz 2016 Pazartesi 11:37
  • Eyvah Yaz Geldi30 Mayıs 2016 Pazartesi 09:06
  • Etkili Tanıtım2 Mayıs 2016 Pazartesi 15:29
  • Bir Anda Kesildi12 Nisan 2016 Salı 11:28
  • Alışmış Olmanın Bedeli Ağır Olur3 Nisan 2016 Pazar 20:36
  • Bir Anda Kesildi28 Mart 2016 Pazartesi 10:06
  • Selçuklu Mimarisi18 Mart 2016 Cuma 16:30
  • Acı Kayıplar Yaşanıyor11 Mart 2016 Cuma 17:41
  • Baki Şimşek Var7 Mart 2016 Pazartesi 09:05
  • Tarsus Musiki Derneği29 Şubat 2016 Pazartesi 09:39
  • Mesleği Dilenci22 Şubat 2016 Pazartesi 14:04
  • Artık Yenilenebilir Enerji12 Şubat 2016 Cuma 19:12
  • Mersin’e Neler Olmuş8 Şubat 2016 Pazartesi 12:35
  • Ara Tatil2 Şubat 2016 Salı 09:37
  • Bedava İnternet22 Ocak 2016 Cuma 22:57
  • Çok Gördük18 Ocak 2016 Pazartesi 10:20
  • Belediye ve Ekip11 Ocak 2016 Pazartesi 09:27
  • Sitemiz AA ve İHA resmi abonesidir.
    Telgraf Türk ©2011 - Tüm Hakları Saklıdır, Kaynak Gösterilmeden İçerik kopyalanamaz.
    Mersin Haber
    Oluşturma süresi(ms): -1